| Sayı Bilgileri Issue Information 6(2)
ss. i - vi Özet Anahtar kelimeler: | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Rassal Orman Algoritmasına Dayalı Olarak Türkiye’de Finansal Krizlerin Tahminlenmesi
Merve MERT SARITAŞ; Mert URAL ss. 49 - 73 Özet Bu çalışma, finansal krizlerin önceden tahmin edilebilirliğinin ekonomik ve sosyal maliyetleri azaltmadaki kritik rolünden hareketle, Türkiye'de finansal krizleri öncü göstergeler aracılığıyla tahmin etmeyi amaçlayan bir erken uyarı sistemi geliştirmeyi hedeflemektedir. 2004-2024 dönemi için, uluslararası rezervler, döviz kuru ve faiz oranları kullanılarak oluşturulan Finansal Baskı Endeksi (FBE) ile 8 farklı finansal kriz dönemi tespit edilmiş ve Türkiye ekonomisine ait 18 temel makroekonomik ve finansal gösterge kullanılarak rassal orman algoritmasının tahmin performansı değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, rassal orman algoritmasının kriz tahmininde yüksek bir başarı sergilediğini ortaya koymakta, finansal krizlerin temel ekonomik belirleyicilerinin belirlenmesine olanak sağlayarak politika yapıcılar için kapsamlı bir karar alma sürecini desteklemektedir. Bu çalışma, finansal kriz tahmininde makine öğrenmesi yöntemlerinin potansiyelini vurgularken modelin yorumlanabilirliğinin de altını çizerek finansal istikrarın sağlanmasına yönelik politika önerileri sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Tahminleme, finansal krizler, rassal orman, finansal baskı endeksi | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Rusya İle Ukrayna Arasındaki Savaşın Avrupa Birliği Tedarik Zincirine Yansıması
İpek DUMAN; Hüsnü Levent DALYANCI ss. 74 - 88 Özet Tedarik zinciri, bir ürünün temin edilmesinden başlayarak nihai tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen tüm süreci kapsayan bir kavramdır. Küreselleşmenin etkisiyle bu yapı daha kırılgan hâle gelmiştir. 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan süreç, küresel tedarik ağları üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Savaşın yaşandığı Avrupa coğrafyası, bu gelişmelerden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa Birliği tedarik zinciri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada nitel yöntemlerden biri olan doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Savaş süreciyle birlikte Avrupa Birliği’nde enerji, ekonomi, sanayi, ulaşım ve tarım sektörleri başta olmak üzere birçok alan olumsuz etkilenmiştir. Enerji tedarikinde Rusya kaynak ülke, Ukrayna ise enerji geçiş hattı olarak stratejik bir rol üstlenmektedir. İşgalin ardından küresel enerji fiyatlarında keskin artışlar yaşanmış; özellikle doğal gaz fiyatları Avrupa Birliği enerji piyasasında tarihî seviyelere ulaşmıştır. Bu gelişmeler, Avrupa Birliği ülkelerinde çift haneli enflasyon oranlarının görülmesine neden olmuştur. Savaşla birlikte tedarik zincirlerinde yaşanan gecikmeler, ürün fiyatlarında kayda değer dalgalanmalara yol açmış ve bu durum Avrupa Birliği ekonomilerinde resesyon sürecini tetiklemiştir. Tarım alanında ise Rusya ve Ukrayna, mısır, arpa, buğday ve ayçiçeği üretiminde önemli paya sahip ülkelerdir. Savaş, tarımsal ürünlere olan talebi artırmış, gıda güvenliği açısından ise ciddi riskler doğurmuştur. Anahtar kelimeler: Avrupa Birliği, Tedarik Zinciri, Rusya- Ukrayna Savaşı, Enerji | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri The Effects of Artificial Intelligence on the Labour Market: The Case of China
Aisha Rafiatou MATSAN DJELANI; Hande AKSÖZ YILMAZ ss. 89 - 100 Özet The aim of this study is to reveal the effects of artificial intelligence on China's labour market in the period 1991-2021. The ARDL approach is used to practically analyse the effects of artificial intelligence on China's labour market in the 1991-2021 period. In the model, Chinese data on variables such as unemployment, human capital, number of patents, R&D expenditures and labour force are used. The findings of the study show that the only significant determinant of unemployment in China is labour force. The result of this analysis, in which the effect of artificial intelligence on unemployment cannot be determined, once again confirms the fact that the Chinese government has implemented policies that keep unemployment more stable and policies towards the labour market in the 1991-2021 period. Anahtar kelimeler: Artificial Intelligence, Chinese Labor Market, ARDL Method | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Döviz, Faiz ve Petrol Fiyatlarının THYAO ve Pegasus Havayolları Hisse Senetleri Üzerine Etkisi
Dilek ÖZFİDAN; Alper ASLAN ss. 101 - 115 Özet Bu çalışma, döviz, faiz ve petrol fiyatları faktörlerinin Türkiye’deki iki büyük havayolu şirketi olan THYAO ve Pegasus Havayolları hisse senedi değerleri arasındaki etkileşimi belirlemeyi hedeflemektedir. Faiz, döviz ve petrol fiyatlarındaki votalitenin hisse senedini etkileme gücünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. 2000 ve 2025 dönemini kapsayan aylık verilere zaman serisi analizinin ardından Kantil Regresyon ve Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkeni iki Türk havayolu şirketinin hisse senedi değeri, bağımsız değişkenleri ise faiz, döviz ve petrol fiyatlarıdır. Analiz sonucunda faizin hisse senedini çoğunlukla negatif yönde etkilediği, doların ise her iki şirketin hisse senedini son kantillerde pozitife dönen bir etki yarattığı bulunmuştur. Petrol değişkeninin ise hisse senedine genel olarak pozitif yönlü etki ettiği gözlemlenmiştir. THYAO hisse senedi için yalnızca dolar ve petrolde çift yönlü nedensellik gözlemlenirken, faizden THYAO hisse senedine doğru tek yönlü etki tespit edilmiştir. Pegasus Havayolları hisse senedi ile bağımsız değişkenler arasında hiçbir çift yönlü nedensellik tespit edilememiş, yalnızca dolardan Pegasus Havayolları hisse senedine doğru etki olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kantil Regresyon, Augmented Dickey-Fuller, Havacılık Hisse Senedi. | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Rusya-Ukrayna Krizinin AB Enerji Güvenliği Üzerindeki Etkileri
Serkan AYHAN; Selman YILMAZ ss. 116 - 137 Özet Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, ortaya çıktığından günümüze AB’nin enerji güvenliğini etkileyen en önemli jeopolitik kriz olmuştur. AB, savaştan önce ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük kısmını Rusya’dan ithal etmekteydi. Savaş ile ortaya çıkan enerji krizi, AB’yi politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik açıdan oldukça etkilemiştir. AB, bu süreçte enerji politikalarını gözden geçirmek ve daha bağımsız enerji politikaları oluşturmak için önemli adımlar atmıştır. Bu çalışma Rusya ile Ukrayna arasındaki krizin AB’yi politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik açıdan nasıl etkilediğini, AB’nin bu doğrultuda hangi adımları attığını ve bu adımların AB’nin enerji güvenliğine nasıl yansıdığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede çalışma, kriz öncesi ve sonrası dönemleri ele alarak AB'nin enerji güvenliği üzerindeki siyasi, ekonomik, sosyal ve teknolojik etkileri tartışmakta ve politika önerileri geliştirmektedir. Çalışma, krizin etkilerinin sadece savaş dönemleri ile kısıtlı kalmadığını, hala devam eden savaşın günümüzde de AB’yi birçok alanda etkilediğini göstermektedir. AB’nin Rusya’ya olan bağımlılığın giderilmesine yönelik yaptığı değişiklikler, ortaya koyduğu plan ve programlar, AB’nin enerji güvenliğini oldukça olumlu etkilemiştir. Bu adımlar, enerji sistemlerin güçlendirilmesine ve buna yönelik yasal çerçevenin gözden geçirilmesine, daha güvenilir tedarikçilere yönelmeye ve enerji arzının çeşitlendirilmesine katkı sağlamıştır. Ayrıca enerji bilincine yönelik toplumsal algılarda farkındalık oluşturmaya, enerji kullanımında akıllı sistemlerin ve dijitalleşmenin ağırlık kazanmasına katkı sağlamakla birlikte enerji verimliliğini artırarak, karbonsuzlaşma sürecini hızlandırarak ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasına destek sağlayarak enerji güvenliğine olumlu etki etmiştir. Anahtar kelimeler: Avrupa Birliği, Enerji Güvenliği, Rusya-Ukrayna Savaşı, PEST Analizi. | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Varlık Vergisi Uygulaması Üzerine Bir Kamu Politikası Analizi
Çağatay CEYLAN ss. 138 - 147 Özet II. Dünya Savaşı döneminde savaşın toplumsal sarsıntı ve yıkımlarını engellemek adına birçok ekonomik uygulama hayata geçirilmiştir. Bu uygulamaların en tartışmalı olanlarından bir tanesi, 1942 yılının Kasım ayında uygulamaya konulan Varlık Vergisi uygulamasıdır. Bu uygulama hem uygulama gerekçeleri hem de uygulama sonucunda ortaya çıkan ekonomik ve toplumsal dönüşümler vesilesiyle günümüzde dahi tartışılmaya devam etmektedir. Bu tartışmalar neticesinde verginin incelenmesinde iki tür yaklaşımın ortaya çıktığı görülmektedir. Birinci tür yaklaşım vergiyi savaş döneminin olağanüstü şartlarının bir gereği olarak olağan bir uygulama olarak görürken, ikinci tür yaklaşım ise Varlık Vergisini Kemalist Milliyetçiliğin Cumhuriyet dönemi boyunca uyguladığı Türkleştirme politikalarının bir devamı olarak görmektedir. Nedenler ve sonuçlar bağlamında bakıldığında iki grubun da haklı olduğu taraflar bulunmaktadır. Bu durum meseleye farklı bir çerçeveden bakmayı gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda makalede Varlık Vergisi uygulamasına Laclau ve Mouffe’un söylem kavramı ve eklemlenme pratiği çerçevesinde yaklaşılmaktadır. Bu noktada Kemalist Söylemin hegemonizmi ve bu söylemin tarihsel sürekliliği bağlamında bakıldığında, Varlık Vergisi uygulamasının sonuçları itibariyle eklemlenme pratiği zayıf ve bu anlamda da başarısız bir hegemonik söylem girişimi olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Varlık Vergisi, Türkleştirme, Kemalist Milliyetçilik, Hegemonik Söylem | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Türkiye’de Vergi Gelirlerinin Girişimciliğe Etkisi Üzerine Bir İnceleme
Musa ÖZTÜRK ss. 148 - 158 Özet Bu çalışma, maliye politikası ile girişimcilik arasındaki ilişkiyi analiz etmekte; gelir vergisi, kurumlar vergisi ve merkezi yönetim gelirlerindeki değişimlerin açılan ve kapanan toplam şirket sayıları üzerindeki etkisini incelemektedir. 2011Q1–2025Q3 dönemine ait çeyreklik veriler kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde Toda-Yamamoto (1995) ve Hacker-Hatemi-J (2006) Bootstrap nedensellik testlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, kurumlar vergisindeki değişimlerin kapanan şirket sayısının nedeni olduğunu; kapanan şirket sayısındaki değişimlerin de hem kurumlar vergisi hem de gelir vergisi değişimlerini etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede, politika yapıcıların özellikle kurumlar vergisi başta olmak üzere vergi politikalarını belirlerken açılan ve kapanan şirket sayılarını yakından ve eşgüdüm içinde izlemeleri önem arz etmektedir. Aksi hâlde, kurumlar vergisi artışı hedeflenirken şirket kapanışlarında yaşanabilecek bir yükselişin, orta vadede hem gelir vergisi hem de kurumlar vergisi tahsilatında kayıplara yol açabilecek şekilde istenmeyen bir örüntü oluşturması olasıdır. Anahtar kelimeler: Maliye Politikası, Girişimcilik, Vergi Politikaları ve Firma Dinamikleri . |